Home Ofis Hastalıkları

Masa başı çalışanlarda görülen el, kol ve omuz hastalıkları

Bilgisayar başında geçirilen uzun saatler, akıllı telefon kullanımı ve gün boyunca tekrarlanan hareketler el, kol ve omuzlarımızı zorlayabiliyor. Evden çalışırken bunlara temizlik, yemek hazırlama ve eşya taşıma gibi günlük işlerin eklenmesi, aynı bölgelerdeki yükü artırabiliyor.

Vücudumuz, günlük kullanım sırasında dokularda oluşan yıpranmaları belirli ölçüde onarabiliyor. Ancak zorlanma arttığında veya iyileşme yetersiz kaldığında dokularda hasar gelişebiliyor. Etkilenen bölgeye göre ağrı, uyuşma, hareket kısıtlılığı ve güç kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Gereli, A.
1. Sinir sıkışmaları

Bilgisayar ve akıllı telefon kullanırken uzun süre aynı pozisyonda kalmak veya tekrarlayan zorlayıcı hareketler yapmak, sinirler üzerindeki baskıyı artırabiliyor. Özellikle dirsek ve el bileği çevresindeki sinirler bu yüklenmelerden etkilenebiliyor.

Sinir sıkışmaları; ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güç kaybıyla kendini gösterebiliyor. İlerlemiş durumlarda kas erimesi ve kalıcı işlev kaybı gelişebiliyor.

Tedavi: Etkilenen sinire ve sıkışmanın derecesine göre kullanım alışkanlıklarının düzenlenmesi, atel, egzersiz ve diğer ameliyat dışı yöntemler uygulanabiliyor. Tedaviye yeterli yanıt alınamayan veya belirgin sinir hasarı bulunan hastalarda cerrahi gevşetme değerlendiriliyor.

2. Tendinit ve tenisçi dirseği

Tendinit, kasları kemiklere bağlayan tendonların iltihaplanması olarak tanımlanıyor. El ve kol kaslarının uzun süre kasılı kalması veya aynı hareketlerin sık tekrarlanması, tendonlarda zorlanmaya neden olabiliyor. Akıllı telefonu uzun süre elde tutmak, bilgisayarda yazı yazmak ve bez sıkmak bu yüklenmelere örnek oluşturuyor.

Tendon sorunları, kullanım sırasında ortaya çıkan ağrı ve özellikle sabahları hissedilen sertlikle kendini gösterebiliyor. Zorlanmanın devam etmesi, şikâyetlerin uzamasına neden olabiliyor.

Tenisçi dirseği ise ön kol kaslarını dirseğin dış tarafına bağlayan tendonlardaki yıpranma ve küçük yırtıklarla ilişkili bir durum. Dirseğin dış bölümünde ağrı ve hassasiyet görülüyor. Kavrama, sıkma ve eşya kaldırma gibi hareketler ağrıyı artırabiliyor.

Tedavi: Ağrıyı artıran hareketlerin düzenlenmesi, uygun dinlenme, fizik tedavi, kişiye özel egzersizler ve gerektiğinde ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Uzun süren ve ameliyat dışı tedavilere yanıt vermeyen durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebiliyor.

3. Tetik parmak

Tetik parmak, parmakları hareket ettiren tendonların içinden geçtikleri kanallarda rahatça kayamaması ve takılmasıyla ortaya çıkıyor. Tendonun kalınlaşması veya geçtiği kanalın daralması, parmağı büküp açarken sorun yaratabiliyor.

Parmaklarda takılma, kilitlenme ve ağrı başlıca belirtileri oluşturuyor. Tekrarlayan kavrama hareketleri şikâyetleri artırabiliyor ve günlük işlerin yapılmasını zorlaştırabiliyor.

Tedavi: Parmağı zorlayan hareketlerin azaltılması ve hekim tarafından uygun görülen ameliyat dışı tedavilerle rahatlama sağlanabiliyor. Dirençli durumlarda, tendonun geçtiği kanalın cerrahi olarak gevşetilmesi gerekebiliyor.

4. Eklem kireçlenmesi

Eklemlerde kemik uçlarını kaplayan kıkırdak doku, hareketin kolay ve düzgün gerçekleşmesini sağlıyor. İnce yapısına rağmen dayanıklı olan bu dokunun, hasar gördüğünde kendini iyileştirme kapasitesi sınırlı kalıyor.

Kıkırdağın zaman içinde aşınması, eklem yüzeylerinde değişikliklere neden olabiliyor. Kireçlenme; ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığıyla kendini gösterebiliyor. İlerleyen dönemlerde parmaklarda şekil bozuklukları gelişebiliyor. Zorlayıcı ve tekrarlayan kullanım, mevcut eklem şikâyetlerini artırabiliyor.

Tedavi: El kullanımının düzenlenmesi, fizik tedavi ve ilaç tedavisiyle şikâyetlerin azaltılması amaçlanıyor. Bu yöntemlerle yeterli rahatlama sağlanamayan hastalarda, etkilenen ekleme göre cerrahi seçenekler değerlendiriliyor. Uygun durumlarda ağrıyı azaltmak için eklemin cerrahi olarak sabitlenmesi, diğer adıyla eklem dondurma işlemi, uygulanabiliyor.

5. Bağ zorlanmaları, doku sertleşmesi ve kistler

Bez sıkmak, kavanoz açmak ve ağır nesneleri kavramak gibi hareketler, parmak eklemlerini ve bu eklemleri destekleyen bağları zorlayabiliyor. Telefon veya tableti uzun süre aynı pozisyonda tutmak da belirli bölgelerde sürekli yük ve basınç oluşturabiliyor.

Tekrarlayan zorlanmalar; ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Cihazın sürekli temas ettiği yüzeylerde hassasiyet ve yüzeysel doku sertleşmesi görülebiliyor.

El ve parmaklarda eklem veya tendon çevresinden kaynaklanan kistler de oluşabiliyor. Ganglion adı verilen bu kistlerin kesin oluşum nedeni her zaman bilinmiyor; bunları yalnızca bilgisayar veya telefon kullanımına bağlamak doğru olmuyor.

Tedavi: Zorlanmaya bağlı şikâyetlerde yükün azaltılması ve kullanım alışkanlıklarının düzenlenmesi önem taşıyor. Kistlerde ise tedavi, oluşumun yerine ve neden olduğu belirtilere göre planlanıyor. Şikâyet oluşturmayan bazı kistler takip edilebilirken ağrı veya hareket kısıtlılığı bulunan durumlarda farklı tedaviler değerlendirilebiliyor.

6. Omuz kası yırtığı

Omuz bölgesindeki kaslar, kolun hareket etmesini ve omuz ekleminin dengede tutulmasını sağlıyor. Temizlik, eşya kaldırma ve indirme gibi günlük hareketler, özellikle sık tekrarlandığında veya ağır yüklerle yapıldığında bu bölgeyi zorlayabiliyor.

Omuz kası yırtığı olarak adlandırılan durum, çoğunlukla kasları kemiğe bağlayan tendonlarda oluşuyor. Bu dokuların iyileşme kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle bazı yırtıklar kalıcı ağrıya, güç kaybına ve hareket kısıtlılığına yol açabiliyor. Zorlayıcı kullanımın devam etmesi, yırtığın ilerlemesine neden olabiliyor.

Tedavi: Uygun hastalarda öncelikle ameliyat dışı yöntemlerle şikâyetlerin azaltılması amaçlanıyor. Ağır kaldırma ve baş üstü hareketler gibi ağrıyı artıran aktivitelerin düzenlenmesi de tedaviye katkı sağlıyor. Cerrahi onarım kararı; yırtığın özelliklerine, güç kaybına, günlük yaşam üzerindeki etkisine ve uygulanan tedavilere alınan yanıta göre veriliyor.

Evden çalışma el, kol ve omuzlardaki yükü nasıl etkiledi?

COVID-19 pandemisiyle birlikte çalışma, eğitim ve sosyalleşmenin önemli bir bölümü evlere taşındı. Bilgisayar, tablet ve telefonlar günün daha büyük bir bölümünde kullanılmaya başlandı.

Evde çalışma sırasında iş görevleriyle yemek hazırlama, temizlik ve çocuk bakımı gibi günlük sorumluluklar iç içe geçti. Böylece el, kol ve omuzların dinlenebileceği zamanlar azalabildi. Bilgisayara ara verip telefona geçmek veya molayı zorlayıcı bir ev işiyle geçirmek, aynı dokuların çalışmaya devam etmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle evden çalışırken hem çalışma düzenini hem de gün içindeki toplam yükü değerlendirmek önem taşıyor.

El, kol ve omuz sağlığını korumak için 7 öneri
  1. Gereksiz zorlanmaları azaltın. El, kol ve omuzlarınızın temel ihtiyaçlarınızı karşılamak için gün boyunca zaten çalıştığını unutmayın. Bu bölgeleri gereksiz yere zorlayan hareketleri sınırlandırın.
  2. Tekrarlayan yüklenmelere dikkat edin. Sürekli sıkma, ovma veya ağır kaldırma gibi hareketler dokular üzerindeki yükü artırabiliyor. Zorlayıcı işleri aralıksız sürdürmekten kaçının.
  3. Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın. Bir nesneyi tutmak veya bir pozisyonu korumak da kasların çalışmasını gerektiriyor. Telefonunuzu sürekli elinizde tutmayın; uzun süreli kullanımda uygun bir destekten yararlanın.
  4. Düzenli mola verin. Her yarım saatte bir yaptığınız işe yaklaşık beş dakika ara verin. Molalarda el, kol ve omuzlarınızı gevşetin. Dinlenme aralarını aynı bölgeleri zorlayan başka işlerle doldurmayın.
  5. Çalışma pozisyonunuzu düzenleyin. Sırtınızı destekleyin, omuzlarınızı rahat ve gevşek tutun. Ekranınızı öne eğilmeden görebileceğiniz bir yüksekliğe yerleştirin ve gün içinde pozisyon değiştirin.
  6. Egzersizde güç ve esnekliği birlikte ele alın. İhtiyaçlarınıza uygun güçlendirme egzersizlerinin yanı sıra esnekliği ve hareket açıklığını destekleyen çalışmalara da yer verin. Ağrı oluşturan hareketlerde zorlamayı sürdürmeyin.
  7. Çocukların cihaz kullanımını düzenleyin. Yaşa ve günlük ihtiyaçlara uygun kullanım sınırları belirleyin. Uzun ve kesintisiz ekran kullanımını azaltın; mola verme ve cihazı uygun bir desteğe yerleştirme alışkanlıklarını destekleyin.