KENDİNİZİ İDARELİ KULLANIN
Modern yaşam tarzı ortalama insan ömrünü uzatırken el, kol ve omuzlarımızı daha fazla kullanmamıza yol açıyor. Özellikle masa başında çalışanlarda, cep telefonu veya diz üstü bilgisayar gibi mobil teknolojileri çok kullananlarda uzun süre kötü pozisyonda hareketsiz kalmak veya sürekli tekrarlayan hareketler yapmak; günlük hayat akışımızda zaten aktif olan el, kol ve omuzlarımıza fazladan yüklenmeye neden oluyor. Bu organlarımızı oluşturan dokular yıpranıyor ve kısa vadede ağrı oluşumuna uzun vadede ise omuz kası yırtığı, sinir sıkışması, kireçlenme gibi hastalıklara yol açıyor. Kendi kendimize yeterli kalmak için el, kol ve omuzlarımıza en çok ihtiyacımızın olduğu 60 yaş ve üzeri dönemlerde bu organlarımızın tükenmesi günlük yaşamımızdaki bağımsızlığımızı tehdit ediyor.
Gereli, A.
Bu duruma düşmemek için tedbirimizi şimdiden almamız gerekiyor. Farkındalığımızı arttırarak, günlük kullanımda önceliklerimizi belirleyerek ve aşırı kullanımdan kaçınarak uzun yıllar sağlıklı ve aktif kalmak mümkün olabilir.
ELLER
Dünya parmaklarımızın ucunda derken aslında dünyayı parmaklarımızla taşıdığımızın farkında mıyız? Günlük hayatta beslenme, kişisel bakım ve temizlik gibi temel yaşamsal faaliyetlerin tamamı ellerimizle yapılıyor. Ancak alışverişten sosyalleşmeye, iletişimden eğitime, masa başı çalışanlardan mobil teknolojilere herşeyin giderek dijitalleştiği modern dünyada ellerimizin aşırı kullanımı maalesef kaçınılmaz oluyor. Elimizde devamlı bir şey tutmak, devamlı tuşa basmak, ekran kaydırmak gibi tekrarlayan hareketler el eklemlerimizdeki kıkırdakların aşınmasına, hareketi sağlayan tendonlarımızın kalınlaşmasına ve ilerleyen dönemde eklem kireçlenmesi, tetik parmak yada karpal tünel sendromu gibi ciddi hastalıkların ortaya çıkmasına yol açıyor. Ortalama ömür arttıkça bu hastalıkların sıklığı da artıyor. İleri yaşlarda kişisel bakım, temizlik gibi temel faaliyetlerde ağrı ve zorlukla kendini gösteriyor. Çoğu kez tedavisi cerrahi oluyor. Bu noktaya varmamak için
1.Cep telefonunu gereksiz ve aşırı kulllanmaktan kaçınmalı
2.Klavye ve fare ile çalışırken 40 dakikada 5 dakika ara vermeli
3.Ara verince ellerimizle başka işler yapmamalı
4.Kavanoz açmak, bez sıkmak gibi zorlamalı aktivitelerde ellerimize nazik davranmalı
ve birgün yataktan kalkmak, banyoda tutunmak, baston kullanmak için de ellerimize ihtiyaç duyacağımızı unutmamalıyız.
KOLLAR
Kollarımız ellerimizi kullanabilmemiz için destek vazifesi görür. Ellerimize güç aktarmak ve onları konumlandırmak için kollarımıza ihtiyacımız var. Ellerimize giden damar ve sinirler yine kollarımızdan geçmektedir. O nedenle aşırı kullanım ve yüklenmelerden aynı oranda etkilenirler. Masa başı çalışanlarda yada cep telefonu gibi araçları yoğun kullananlarda ellerimizi klavye, fare üzerinde tutmak yada ekranı gözümüze hizalamak için kollarımızın devamlı kasılı kalması gereklidir. Devamlı aynı pozisyonda kasılı kalan kol kaslarımız bir süre sonra yorulur ve ağrıya neden olur. Uzun dönemde ise yıpranan ve kalınlaşan dokular içinden geçen sinirleri sıkıştırarak uyuşma güç kaybı ve kas erimesi ile birlikte çoğu kez ameliyatla sonuçlanan ciddi sorunlara yol açarlar. Özellikle ileri yaşlarda görülen sinir sıkışmaları ise kalıcı fonksiyon kaybı ile sonuçlanarak tutunma, itme , çekme gibi temel yaşamsal faaliyetlerimizi olumsuz etkileyebilir. Bu duruma düşmemek için
1.Cep telefonundan birşeyler izlediğimiz durumlarda kollarımızı uzun süre bükülü pozisyonda tutmaktan kaçınmalıyız
2.Masabaşında çalışırken kollarımızı yumuşak bir zemine koymalıyız.
3.Kavanoz açmak, bez sıkmak gibi hareketlerde aşırı güç uygulamaktan kaçınmalı, el ve kollarımıza nazik davranmalıyız.
OMUZLAR
Omuzlarımız el ve kol ünitesinin temel destek noktasını oluşturuyor. İtme, çekme ve kaldırma hareketlerinde aşırı yük altına girebiliyor. Bu hareketleri yaptıran omuz kaslarımızın esnek kalması ise onları yırtılmalara karşı koruyor . Hayatın normal akışında yaş ile birlikte omuz kası yırtığı görülme sıklığı artar. Altmış yaş üzeri bireylerde %30, 70 yaş üzerinde ise %65 oranında omuz kası yırtığına rastlanabilmektedir. Ancak günümüzde omuz kası yırtığı görülme yaşı giderek azalmaktadır. Bu duruma neden olan en önemli etken modern hayat ile birlikte insan hareketinin azalması ve buna bağlı esneklik kaybıdır. Özellikle masa başı çalışanlarda omuzlar içe dönük vaziyette uzun saatler sabit durmak omuz kaslarının boylarında kısalma ve esnekliğinde azalma ile sonuçlanabiliyor. Günlük hayatın getirdiği yüklenmelere direnemeyen omuz kasları daha erken yaşlarda yırtılmaya başlıyor . Gece ağrısı ile kendini gösteren omuz kası yırtığı ilerleyici olması nedeniyle çoğu zaman cerrahi tamir gerektiriyor. Omuz kası yırtığından korunmak için
1.Masabaşı çalışırken dik ve omuzlarımızı gerşye alacak şekilde kendimizi konumlandırmalı, bu duruşta ise ekranı göz hizamıza gelecek şekilde yükseltmeliyiz.
2.Omuz kaslarımızı güçlendirmekten ziyade onların esnekliğini arttıran pilates, postür egzersizleri gibi faaliyetleri hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz
3.Arabanın arka koltuğundan çanta almak, uçakta başüstü dolaba valiz koymak gibi ağır cisim kaldırma hareketlerinde iki kolumuzu kullanmalı, ani ve aşırı yüklenmelerden omuzlarımızı korumalıyız

